GARP OCAKLARI

GARP OCAKLARI

Osmanlı Devleti’nin Cezayir, Tunus ve Trablusgarp eyaletlerine XVI-XX. yüzyıllarda verilen ad.

Osmanlı Devleti’nin 1517’de Mısır’ın fethinden sonra İfrîkıye ve Mağrib olarak adlandırılan Kuzey Afrika’da hâkimiyet kurması, Doğu Akdeniz’deki bölgelerinin güvenliğini sağlama isteğinin ve Akdeniz’de hıristiyan Avrupa devletleriyle siyasî, ticarî ve dinî rekabetlerinin sonucudur. Garp ocaklarının fethiyle Batı Akdeniz’de Osmanlı hâkimiyeti kurulmuştur. Kuzey Afrika kıyılarındaki küçük müslüman devletler arasında görülen rekabet ve siyasî parçalanmalar, XVI. yüzyıl başlarında batıdan İspanyollar ve Portekizliler’in, doğudan Osmanlılar’ın bölgeye nüfuz etmelerine zemin hazırlamıştır. Böylece İfrîkıye ve Mağrib’de

İspanyol-Osmanlı nüfuz mücadelesi sonunda Cezayir, Tunus ve Trablusgarp Türk hâkimiyetine geçmiş ve Akdeniz’de üstünlük mücadelesini Osmanlılar kazanmıştır. Türk denizcisi Oruç Reis sayesinde ilk defa 1516’da Cezayir’e giren Osmanlılar, İspanyollar’ı buradan çıkardıktan sonra 1551’de Trablusgarp’ı ve 1574’te Tunus’u kesin olarak ele geçirdiler. Cezayir 1516-1830, Tunus 1574-1881, Trablusgarp 1551-1912 yılları arasında Osmanlı idaresinde kalmıştır. Oruç Reis ve Hızır Reis (Barbaros Hayreddin Paşa) Cezayir’in, Koca Sinan Paşa ile Kılıç (Uluç) Ali Paşa Tunus’un, Turgut Reis ise Trablusgarp’ın fâtihleridir.

Garp ocakları hakkında Avrupa kaynaklarında ve resmî yazışmalarında “niyâbet, emâret, cumhuriyet, krallık, barbar devletleri, barbar nâiblikleri” gibi anlamlara gelen “régence, regency, barbary regencies, étates of barbary, états barbaresques, régence de Tunisie, régence de Tripoli, royaume d’Alger” gibi adlandırmalar geçmektedir. Merkezden uzaklıkları sebebiyle zamanla yöneticilerin iç işlerinde yarı müstakil durumda geniş yetkilere sahip olmaları, idarecilerin seçimle iş başına getirilmesi, yarı bağımsız yönetimleri bu gibi adlandırmalarda etkili olmuştur. Osmanlı kaynaklarında ise “beylerbeyilik”, XIX. yüzyılın Osmanlı belgelerinde ve özellikle Hariciye Nezâreti’nin siyasî yazışmalarında Batı tesirleriyle “niyabet, emaret” terimleri kullanılmıştır. Ayrıca “Tunus emâreti, Tunus niyâbet-i saltanatı, Cezayir beylerbeyisi, Cezayir-i Garb Ocağı mîrimîranı, Tunus valisi” gibi unvanlara da rastlanır.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someonePaylaş..
.
24 Şubat 2014

A - B - C - Ç - D - E - F - G - H - I - İ - J - K - L - M - N - O - Ö - P - R - Ş - S - T - U - Ü - V - Y - Z