HASAN el-UTRÛŞ

HASAN el-UTRÛŞ

(الحسن الاطروش)

Ebû Muhammed el-Hasen b. Alî b. el-Hasen el-Utrûş el-Hüseynî (ö. 304/917)

Deylem ve Taberistan’da hüküm süren Zeydîler’in üçüncü hükümdarı (914-917).

230 (844) yılında Medine’de doğdu. en-Nâsırü’l-Kebîr, en-Nâsır-Lilhak, en-Nâsırü’l-Alevî, en-Nâsır-Lidînillâh, en-Nâsır el-Utrûş, ed-Dâî el-Kebîr unvanlarıyla da tanınır; ancak daha çok Utrûş (sağır) lakabıyla meşhur olmuştur. İmam Ali Zeynelâbidîn’in dördüncü nesilden torunu, Şerîf el-Murtazâ ile Şerîf er-Radî’nin anne tarafından büyük dedesidir.

Hasan el-Utrûş, Muhammed b. Mansûr el-Basrî, Hasan b. Yahyâ, Ahmed b. Yahyâ, Muhammed b. Ali b. Halef ve Bişr b. Hârûn’dan tahsil gördü. Ali b. İsmâil el-Fakīh, Muhammed b. Osman en-Nakkāş gibi âlimlerin derslerini dinledi. Mu‘tezile kelâmcısı Ebü’l-Kāsım el-Belhî el-Kâ‘bî ile ilim alışverişinde bulundu. Öğrenimini tamamladıktan sonra Abbâsî yönetiminden memnun olmayan diğer Ehl-i beyt mensupları gibi daha rahat bir faaliyet ortamı bulmak amacıyla, Taberistan’da Zeydî Devleti’ni kuran Hasan b. Zeyd el-Alevî devrinde (864-884) Taberistan’a gitti. Hükümdarın kardeşi ve halefi Muhammed b. Zeyd el-Kāim-Bilhak ile iyi münasebetler kurmaya çalıştı. Ancak kendisinden şüphelendiğini anlayınca hâkimiyetini Taberistan’ın doğusunda kurmayı düşündü ve bu bölgeye giderek 284 (897) yılında faaliyete başladı. Önceleri kendisine yardımcı olan Abbâsîler’in Nîşâbur ve Cürcân âmili Muhammed el-Hûzistânî daha sonra onu tutuklayıp işkenceye tâbi tuttu ve bundan dolayı kulağı sağır oldu. Serbest bırakıldıktan sonra Taberistan’ın yeni hükümdarı Muhammed b. Zeyd’e iltihak etti ve onunla birlikte, Sâmânîler’den İsmâil b. Ahmed’e taraftar olan Muhammed b. Hârûn’un ordusuyla savaştı. Muhammed b. Zeyd’in öldürülmesi üzerine önce Damgan’a, sonra da Rey’e kaçtı. Abbâsî Halifesi Mu‘tazıd-Billâh’ın ölümünün (289/902) ardından Taberistan’a döndü ve Sâmânîler’le arası bozulan Muhammed b. Hârûn’un desteğiyle tekrar imâmet faaliyetini yürütmeye başladı. Deylem’e geçerek Deylem Hükümdarı Cüstân (Cestân) b. Vehsûdân ile iyi münasebetler kurmaya çalıştı. Cüstân ailesinin önde gelen Deylemli idarecileri, öteden beri Bağdat’taki Abbâsî halifelerine ve onların yanında yer alan Tâhirîler ile Sâmânîler’e karşı Alevî ve Zeydî dâîlere yardımcı oluyorlardı. Hasan el-Utrûş, kendine güçlü bir taraftar zümresi meydana getirmek için Hazar denizinin güney kıyısında, henüz müslüman olmayan Deylem halkı arasında İslâmlaştırma faaliyetine girişerek 200.000’e yakın Deylemli’nin müslüman olmasını sağladı. Daha sonra Gîlân’a geçti ve faaliyetlerini burada sürdürdü. Çok sayıda mescid inşa ettirerek İslâmiyet’e yeni giren Deylemli ve Gîlânlılar’ı teşkilâtlandırdı. Fakat Gîlân’da İslâm’a davet ettiği bazı kimselerin kendisine karşı çıkmasından dolayı Deylem’e dönmek zorunda kaldı. Deylem Hükümdarı Cüstân b. Vehsûdân’ın Hasan’ın ahaliden öşür ve sadaka almasını yasaklaması üzerine çıkan savaşta Cüstân’ı yenerek Deylem’e tamamen hâkim oldu.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someonePaylaş..
.
24 Şubat 2014

A - B - C - Ç - D - E - F - G - H - I - İ - J - K - L - M - N - O - Ö - P - R - Ş - S - T - U - Ü - V - Y - Z