HASAN el-VEZZÂN

HASAN el-VEZZÂN

(الحسن الوزّان)

el-Hasen b. Muhammed el-Vezzân ez-Zeyyâtî el-Gırnâtî el-Fâsî (ö. 957/1550’den sonra)

Batı’da Afrikalı Leon adıyla bilinen Arap seyyahı.

Muhtemelen 888 (1483) yılı dolaylarında Gırnata’da dünyaya geldi. 1488-1495 yılları arasında doğduğu söyleniyorsa da (Abdurrahman Hamîde, III, 501; EI² [İng.], V, 723) tayin edildiği görevler ilk ihtimalin daha güçlü olduğunu göstermektedir (Vaśfü İfrîķıyye, tercüme edenlerin mukaddimesi, I, 7). Zenâte’nin bir kolu olan Benî Zeyyât kabilesine mensuptur. Dedelerinden birinin tartıcılık yapmasından dolayı aile Vezzân lakabını almış olmalıdır. Gırnata’nın İspanyollar tarafından ele geçirilip Benî Ahmer (Nasrî) Sultanlığı’nın yıkılması (1492) ve müslümanların

birçoğunun İspanya’dan çıkarılması üzerine ailesiyle birlikte Fas’a hicret eden Hasan el-Vezzân, oradaki ünlü Karaviyyîn ve İnâniyye medreselerinde eğitim gördü. Başta İbn Gāzî el-Miknâsî olmak üzere birçok hocadan akaid, fıkıh, tefsir, tasavvuf, edebiyat, matematik ve astronomi tahsil etti. Henüz talebeyken iki yıl bir bîmâristanda ve tüccarların yanında muhasebeci olarak çalıştı. Bu ilimlerdeki bilgisi, sonradan onun Vattâsî (Fas) Sultanı Muhammed el-Burtukālî’nin (1505-1524) yakınları arasına girmesine ve yüksek diplomatik görevlerde bulunmasına vesile oldu. Gençlik yıllarında Merînîler hânedanının son sultanlarının hizmetinde bulundu. Vergi toplamakla görevli olan babasıyla birlikte Rîf ve Orta Atlas bölgelerini dolaşan Vezzân, henüz genç yaşta sultanın görevlendirmesiyle Fas ülkesinin her tarafına ve Afrika’nın kuzey yarısında birçok yere seyahat etme imkânı buldu. O tarihlerde Fas toprakları Vattâsîler’le, ülkenin tamamını ele geçirmeye çalışan güneydeki Sa‘dîler ve saldırgan İspanyol-Portekiz kuvvetleri arasında çetin çarpışmalara sahne oluyordu. 1508 yılında Hasan el-Vezzân, Asîle şehrinin Portekizliler’den geri alınması için Vattâsîler’in başlattığı kuşatmada bulundu ve daha sonra tekrar geri dönerek Selâ bölgesini ziyaret etti. Ertesi yıl Tâdlâ bölgesine gitti ve o yıl kendisine biat edilen Sa‘dîler Devleti’nin kurucusu Kāim-Biemrillâh Muhammed ile görüştü. 1511 yılında sultan tarafından elçi sıfatıyla Batı Afrika’da Songay Devleti’ne gönderilen amcası ile birlikte Tinbüktü’ye giden Hasan el-Vezzân, saldırgan hıristiyan kuvvetlerine karşı güç birliği yapma teklifiyle yine Sa‘dî Sultanı Kāim-Biemrillâh’a gönderildi. Onun Tinbüktü’ye tekrar gidip oradan Mısır’a geçtiği de rivayet edilir. Son defa 1516 yılında Faslı hacılar grubuna katılarak Tâze, Tilimsân, Tunus ve Trablusgarp’a, 1517’de Mısır’a, oradan da Kızıldeniz yoluyla Hicaz’a gitti. Hatta bu seyahat dönüşünde İstanbul’a uğradığı da rivayet edilir. Hacdan dönünce yine Muhammed el-Burtukālî tarafından elçi sıfatıyla Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’e gönderildi. Önce Cezayir’in Akdeniz kıyısında bulunan Bicâye şehrinde Oruç Reis ile görüşen Vezzân’ın İstanbul’a gidip gitmediği hakkında değişik rivayetler bulunmakla birlikte o sırada Mısır seferinde bulunan (1517) padişahla orada görüştüğü bilinmektedir (a.g.e., I, 10). Fas sultanı adına yaptığı elçilik görevi esnasında ayrıca Bicâye’de Türk amirali Oruç Reis ve Tinbüktü’de Songay Sultanı Askia Muhammed ile de görüştü. Mısır’dan Nil yoluyla Sudan’a, oradan da Cidde ve Yenbû’ya geçen Hasan el-Vezzân, dönüşü sırasında yaklaşık iki yıl kaldığı Libya ve Tunus’tan Fas’a giderken (1520) Tunus’un Cerbe adası yakınlarında Sicilyalı korsanlar tarafından esir alındı ve diğer seçkin esirlerle birlikte önce Napoli’ye, oradan da Roma’ya götürülerek Rönesans’ın güçlü papası X. Leon’a (Giovanni de Medici) takdim edildi. Yaşamasının ancak Hıristiyanlığı kabul etmekle mümkün olabileceğini anlayan Vezzân bu yöndeki baskılara boyun eğmek zorunda kaldı, bunun üzerine papa ona hıristiyan adı olarak kendi adını verdi. 6 Ocak 1520’de vaftiz edildi. Ancak bazı müslüman müellifler onun mecburiyet karşısında hıristiyan gibi göründüğünü söylemektedirler. Bundan sonra Vezzân, Johannis Leo de Médicis olarak tanındı; Vaśfü İfrîķıyye adlı kitabını basan G. Battista Ramusio ise onu daha yaygın olarak Giovanni Leone Granadino (Gırnatalı Arslan Jan) diye adlandırdı veya Arapça olarak Yuhannâ el-Esed el-Gırnâtî ismini kullandı. Afrika’yı tanıttığı meşhur eseri Descrittione dell’Africa’nın yayımlanması üzerine de Afrikalı Leon mânasına gelen Leone Africano (Leo Africanus, Jean Leon African, Léon l’Africain) adıyla anılmaya başlandı. Kısa sürede İtalyanca ve Latince’yi öğrenen Vezzân Roma ve Napoli’de papazlara, Bologna’da da üniversite öğrencilerine Arapça dersleri verdi. Afrika hakkında yazdığı kitabının devamı olmak üzere daha önce ziyaret ettiği Asya ile ilgili kısmını yazması için yapılan teklifi kabul etti. İtalya’da kaldığı süre içerisinde önceleri papanın, onun ölümünden (1521) sonra da Kardinal Egidio da Viterbo’nun (ö. 1532) himayesi altında yaşadı; aynı zamanda, müsbet ilimler ve felsefe konularındaki kaynakları okuyabilmek için çevresindekilere Arapça öğrenmelerini tavsiye eden kardinale de ders veriyordu. Bu arada kardinalin ısrarı üzerine, Alman İmparatoru Şarlken’in yakınlarından olan J. A. Widmenstad onunla tanışmak ve Arapça öğrenmek üzere Roma’ya geldiyse de seyahatini geciktirdiği için artık ülkesine dönmüş olan Vezzân ile görüşemedi. Vaśfü İfrîķıyye önce Vincenzo Pinelli’nin eline geçti. Onun ölümüyle eserin Arapça ve İtalyanca asılları Napoli’ye gönderilirken korsanların eline düşünce Arapça aslının denize atıldığı rivayet edilir. Pinelli’nin kütüphanesinden geriye kalan eserler Kardinal Charles Borromée tarafından 3400 altın eküye (ECU; eski Fransız para birimi) satın alındı ve 1602 tarihinde Milano’da çok kıymetli yazmaların bulunduğu Bibliothèque Ambroisienne’e kondu. Vezzân’ın kitabını ilk defa neşreden G. Battista Ramusio onun 1550 yılından önce vefat ettiğini yazmaktadır. Fakat modern araştırmacıların çoğu, 1550 yılı dolaylarında Kuzey Afrika’ya döndüğünü ve orada tekrar müslüman olarak bir süre yaşadıktan sonra vefat ettiğini kabul etmektedirler; ancak bazılarınca 1552 veya 1554 olarak verilen ölüm tarihi kesin değildir. Hasan el-Vezzân’ın hayatının 1550’den önceki dönemi iyi bilinirken sonrası hakkında herhangi bir bilgiye rastlanmamaktadır.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someonePaylaş..
.
24 Şubat 2014

A - B - C - Ç - D - E - F - G - H - I - İ - J - K - L - M - N - O - Ö - P - R - Ş - S - T - U - Ü - V - Y - Z