PİYÂLE PAŞA

PİYÂLE PAŞA

(ö. 985/1578)

Osmanlı kaptan-ı deryâsı, vezir.

“Evâil-i Muharrem 980” (14-23 Mayıs 1572) tarihli Pertev Paşa Vakfiyesi’nin şahitleri arasında adı Piyâle b. Abdurrahman olarak geçer (vr. 119b). Macaristan’ın Tolna şehrinden Hırvat asıllı bir ayakkabıcının oğludur (Gerlach, I, 103). Mohaç Muharebesi esnasında (932/1526) esir edilen Piyâle, Başdefterdar İskender Çelebi’nin maiyetinde iken onun idamı üzerine (941/ 1535) saraya alındı (Âlî Mustafa Efendi, vr. 263a). Kaptan-ı deryâlığı sırasında hıristiyan annesini İstanbul’a getirttiği bilinmektedir (Betzek, s. 36).

954’te (1547) kapıcıbaşı oldu ve 13 Safer 962’de (7 Ocak 1555) Sinan Paşa’nın yerine 550.000 akçelik has geliriyle Gelibolu sancak beyi olarak kaptanlığa getirildi (BA, MD, nr. 1, hk. 1568). Akdeniz’e yapacağı ilk sefer için Kanûnî Sultan Süleyman’ın Tercan ovasından gönderdiği fermanda gerekli hazırlıkları yapması ve Akdeniz’de Fransa donanması ile birleşerek İspanya’ya karşı mücadele etmesi emredildi. Bunun üzerine 24 Cemâziyelâhir 962’de (16 Mayıs 1555) Galata ve Gelibolu’daki gemilerde bulunan reis, cenkçi, kürekçi, alatçı (halatçı) ve marangoz gibi görevlilerin maaşı için Piyâle Bey’e 6.574.152 akçe teslim edildi (BA, D. BRZ, nr. 20617, s. 168). Piyâle Bey kumandasında altmış kadırgadan oluşan Osmanlı donanması Fransa’ya yardım maksadıyla Receb 962 başlarında (22-31 Mayıs 1555) denize açıldı ve bu seferde Karlı-ili sancak beyi Turgut Reis’in de desteği sağlandı (Lokmân b. Hüseyin, vr. 73a). Önce Pulya kıyılarını vurarak 6 Şâban 962’de (26 Haziran 1555) Mesine Boğazı üzerindeki Riçe Kalesi’ni fethetti. Bölgeye yapılan çıkarma sırasında etrafı yağma ve tahrip eden Piyâle Bey, Andrea Doria’yı takip amacıyla İtalya’dan İspanya sahillerine kadar büyük bir deniz harekâtı yaptı (BA, MAD, nr. 23305). Bu arada Korsika yakınlarındaki Elbe adası kuşatıldıysa da alınamadı. Ertesi yıl baharda kırk beş kadırga ile Cezayir’e gitti ve Cezayir Beylerbeyi Sâlih Paşa’nın yardımıyla Vehrân Kalesi’ni İspanyollar’dan geri aldı (Kâtib Çelebi, s. 106). Lokmân b. Hüseyin ise Vehrân’ın kuşatıldığını, ancak İstanbul’dan Uluç Ali Reis ile gelen ferman üzerine fethedilemeden kuşatmanın kaldırıldığını ve İstanbul’a dönüldüğünü belirtmektedir (Zübdetü’t-tevârîh, vr. 73b).

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someonePaylaş..
.
24 Şubat 2014

A - B - C - Ç - D - E - F - G - H - I - İ - J - K - L - M - N - O - Ö - P - R - Ş - S - T - U - Ü - V - Y - Z