PRUT ANTLAŞMASI

PRUT ANTLAŞMASI

Osmanlılar ile Ruslar arasında Prut nehri kenarında 1123’te (1711) yapılan savaştan sonra imzalanan antlaşma.

Karlofça (1110/1699) barışının ardından kaybedilen yerlerin geri alınması anlamında önemli bir aşama olan Prut Savaşı ve Antlaşması XVIII. yüzyılın en çok tartışılan konularından birini teşkil eder. 1700’de İstanbul’da yapılan barış antlaşması ile Azak Kalesi’ni ele geçirmiş olarak bu denize açılan ve Karadeniz’e çıkma fırsatı kollayan Rusya’nın bu kazanımına son verilmesi önemli hedeflerden biri olarak kabul edilir.

Sıcak denizlere açılma ihtiyacı Rus Çarı Deli / Koca Petro’ya iki istikamet göstermekteydi: Kuzeyde İsveç, güneyde Osmanlı Devleti tarafından kapatılmış olan Baltık ve Karadeniz. Siyasî şartlar ve bölgesel çatışmalar İsveç istikametinin zorlanmasını başarı beklentisini daha yüksek bir hale sokmaktaydı ve Petro da güçlü Osmanlı’ya kıyasen daha zayıf addettiği İsveç ile işe başladı. “Büyük Kuzey savaşları” olarak anılan bu savaşlar (1700-1721) Rusya, İsveç ve Lehistan’ı uzun ve zorlu bir mücadelenin içine soktu. Lehistan’da iki karşıt kralın (Nalkıran ve Lesçinski) mücadelesi ve İsveç Kralı Demirbaş Şarl ile (XII. Karl) Deli Petro arasındaki sürekli savaşların ilk aşaması, Rusya topraklarında Osmanlı sınırlarına yakın yerlere kadar ilerleyen İsveç kralının Rus çarı karşısında Poltava’da yenilip yaralı bir halde Osmanlı topraklarına sığınmasıyla sonuçlandı (Ağustos 1709). Gelişmelerin Rusya ile bir savaşa kadar varmasında özellikle Petro’nun takip ettiği siyaset ve misafir kralın böyle bir neticeyi hedefleyen etkin faaliyetleri önemli rol oynadı. Ancak başta III. Ahmed olmak üzere dönemin sadrazamları Çorlulu Ali Paşa, Köprülüzâde Nûman Paşa ve onun azlinden sonra Baltacı Mehmed Paşa siyasî gelişmelerle baş edebilecek, zamanın devlet adamları ve hükümdarları ile boy ölçüşebilecek çapta değillerdi. Baltacı Mehmed Paşa sadârete geçtiğinde o sıralarda henüz yirmi bir yaşında olan Demirbaş Şarl’ın güvenli bir şekilde memleketine gönderilmesi ve Rusya’nın barış şartlarına riayet etmemesinden ötürü bozulan ilişkilerin yeniden düzeltilmesi gibi birbiriyle yakın ilişki içinde olan iki önemli meseleyle uğraşmak zorunda kaldı. Demirbaş Şarl’ın karşı çıkmasına rağmen Rusya ile 1710’da yapılan barış Çorlulu Ali Paşa zamanında onaylanarak yenilenmiş bulunuyordu. Ancak kralın çalışmaları Çorlulu’nun azliyle sonuçlanmış, yerine geçen Nûman Paşa zamanında Rusya ile olan ilişkilerde sertleşme meydana gelmiş ve durumdan istifade etmek üzere giderek zihinlerde İsveç ile savaş halinde bulunan Rusya’nın elinden Azak Kalesi’nin geri alınması ve Kırım’ı tehdit etmekte olan Özü boyundaki bazı Rus kalelerinin yıkılmasının temin edilmesi fikri doğmaya başlamıştı. Nitekim Baltacı Mehmed Paşa sadrazam olarak Halep’ten İstanbul’a geldiğinde başta Kırım Hanı II. Devlet Giray olmak üzere önde gelen devlet adamlarının Rusya ile savaşa karar vermiş olduklarını gördü ve sarayda yapılan büyük toplantı neticesinde bu yönde bir karar alındı (20 Kasım 1710).

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someonePaylaş..
.
24 Şubat 2014

A - B - C - Ç - D - E - F - G - H - I - İ - J - K - L - M - N - O - Ö - P - R - Ş - S - T - U - Ü - V - Y - Z