RUSVÂ

RUSVÂ

(رسوا)

Mîrzâ Muhammed Hâdî Rusvâ (1857-1931)

Urduca roman yazarı.

1857 yılı sonlarında veya 1858 yılı başlarında Leknev’de doğdu. Şiirlerinde “Mirza” mahlasını, romanlarında ise “Rusvâ” takma adını kullandı. Büyük dedesi Mirza Reşîd Beg, Nevvâb Âsafüddevle’nin saltanatı sırasında Mâzenderan’dan Delhi’ye göç ederek orduya katılmıştı. Onun oğlu Mirza Zülfikar Beg de baba mesleğini seçip Eved’e (Oudh) gelerek tophanede görev almıştı. Arapça, Farsça ve ilm-i nücûm bilen Rusvâ’nın babası Mirza Âgā Muhammed Takī de ataları gibi askerlik sanatına vâkıftı. Mirza Muhammed on beş yaşlarındayken anne ve babasını kaybetti. Bakımını teyzesi ve dayısı üstlendiyse de kendisine yeterli ilgi gösterilmedi. Babasının hattat olan bir arkadaşının yardımı ve annesinden miras kalan evlerin geliriyle eğitimini tamamladı. Ardından Local Mission School’da, 1888’de Red Christian College’da Arapça ve Farsça hocalığına tayin edildi. Bir ara Quetta-Belûcistan demir yollarında çalıştı. Bu sırada eline geçen Arapça bir dergide okuduğu kimyaya dair makaleyle hayatının seyri değişti. Görevinden istifa edip evini ve eşyalarını satarak Leknev’e geri döndü. Londra’dan deney aletleri getirtti ve bir süre zamanını kimyasal deneyler yaparak geçirdi. Lahor’daki Pencap Üniversitesi’nde 1894’te Farsça ve felsefe alanında lisans eğitimini tamamladı. 1901’de Haydarâbâd-Dekken’de çalışmaya başladı, ancak sağlık durumunun bozulması yüzünden iki yıl sonra geri döndü ve tekrar öğretmenliğe başladı. Felsefeyle ilgili olarak hazırladığı kitapla Amerika’daki bir üniversite tarafından kendisine felsefe doktoru unvanı verildi. Leknev’de uzun müddet ilmî ve edebî faaliyetlerde bulundu. Ardından tekrar Haydarâbâd’a gitti, bu defa Osmâniye Üniversitesi Tercüme Bürosu’nun Felsefe Bölümü üyeliğine getirildi ve Urduca’ya çeşitli kitapları tercüme etti. 21 Ekim 1931’de Haydarâbâd-Dekken’de vefat etti.

Rusvâ felsefe, tıp, mantık, matematik, astronomi, kimya ve mûsikiyle ilgilenmiş, hayatının büyük kısmını işgal eden kimyasal deneyler yapma merakı onu malî sıkıntı içerisine sokmuştur. İlk Urduca stenografi alfabesini ve daktilo klavyesini hazırlayan Rusvâ, Leknev’in önde gelen şairlerinden Ûc’un talebesi olmuştur. Sadece malî sıkıntı içine düştüğünde roman yazmış ve Ahterî Begüm dışındakilerini dört yıl gibi kısa bir sürede tamamlamıştır. Eserlerini kendisi yazmaz, bir talebesine veya arkadaşına yazdırır, daha sonra kâtibe teslim eder, yazılarını bir daha gözden geçirmezdi. Romanlarında gerçekçiliği öne çıkaran Rusvâ, kahramanları daha önceki Urduca romanlarından farklı biçimde o dönem Leknev’inde günlük yaşamda karşılaşılabilecek sıradan insanlardan seçmiş, her zaman haklı ve mükemmel kahraman tipi çerçevesinin dışına çıkarak insanî zaafları ve tutkuları bulunan tipleri de almış ve eserlerinde içinde yaşadığı sosyal çevreyi güzel bir tarzda yansıtmıştır.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someonePaylaş..
.
24 Şubat 2014

A - B - C - Ç - D - E - F - G - H - I - İ - J - K - L - M - N - O - Ö - P - R - Ş - S - T - U - Ü - V - Y - Z